Kızkalesi, Erdemli'ye 23, Mersin'e 60
kilometre mesafede bulunan Erdemli'nin önemli turizm merkezidir.
Kızkalesi, yapılan ilk kazılarda buraya
ilk yerleşimin M.Ö 4. yüzyıla ait olduğu anlaşılıyor. Kent, tarih boyunca
Seleukoslar , Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular ve Osmanlılar'ın
hakimiyetinde varlığını sürdürmüş önemli yerleşim bölgelerinden birisidir.
Milattan sonra 72 yılında Roma
hakimiyetine giren ve 450 yıl Roma yönetimine bağlı kalan Ünlü tarihçi Heredot ,
bu şehrin Kıbrıslı Prens Georges tarafından kurulduğunu yazmıştır.
Kızkalesi'nde adım atılan her alanda
tarihi dokuya rastlayabilirsiniz. Bugün Kızkalesi'ndeki ören yerlerinde
kaleler, kiliseler ,sarnıçlar ,su kemerleri
,kaya mezarları ,lahitler, taş döşemeli yollar varlığını sürdürmektedir. Kıyıdaki kalenin 500 metre açığında bulunan bir adacık üzerine kurulu bulunan kaleye,
Kızkalesi deniliyor. Son yıllarda yapılan restorasyon çalışmaları sonucu
Kızkalesi sekiz kule ile korumaya alınmıştır. Kalenin dış çevre uzunluğu 192
metredir.
Kızkalesi'nde eski dönemlerden kaldığı
bilinen 4-5 tane kilise bulunuyor. Kızkalesi'nin su ihtiyacını, su kuyuları ve
sarnıçların yanında, Lemas çayından su kemerleri yardımıyla getirilen su
karşılamaktadır. Büyük kiliseye giden taş döşeli Kutsal Yol boyunca dizilmiş
irili ufaklı lahitler bugün bile ziyaretçilerini hayrete düşürmeyi başarıyor.
Adamkayalar adı verilen insan kabartmaları, Kızkalesi'nin 10 kilometre
kuzeyinde yer alan vadinin yüksek kayalık yamacına oyulmuştur. Bulundukları
dönemin yönetici ve soyluları kabartmalardaki figürlere de, kimi elinde üzüm
salkımı, kimi kanepeye uzanmış halde simgelenmiştir. Şeytanderesi'ne hakim bir
bölgede yer alan Adamkayalar Roma
döneminden kalma toplamda 13 tablodan oluşmaktadır.
Sağlık ocağı bulunan kasabada iki eczane
hizmet vermektedir. Acil 112 merkez durumundadır. Kasabada bir cami, bir
ilkögretim okulu, ptt şubesi, polis karakolu ve jandarma karakolu
faaliyettedir.
Kızkalesi efsanesine göre; Yeni doğan
küçük kızını geleneklere göre kahine götüren kral, kızının 19 yaşına bastıgında
bir yılan tarafından sokulmak suretiyle öldürülecegini ögrenir.
Kral duydukları karşısında kedere
boğulur. Ama yine de umut etmekten geri durmaz ve bu kehaneti önleyebilmek için
denizin ortasına bir kale yaptırır. Kralın biricik kızı artık yaşamını bu
kalede sürdürmektedir. Kral, kızının 19. yaş gününde kalede şenlikler tertip
ettirir. Bu şenliğe davetli gelenler arasında bir köylü kadın da bağında
yetiştirdiği nefis üzümlerden bir sepet toplar ve kralın kızına armağan eder.
Fakat dalgınlığından sepetin içine giren ve üzümlerin arasına saklanan yılanı
görmez. Oysaki prenses üzümü çok sevmektedir. O gece şenlik bittikten ve herkes
gittikten sonra prenses üzüm sepetini odasına koymalarını emreder. Odasına çıkan prenses üzümlerden yemeye
başlar. Sepette gizlenmiş olan yılan ise kızı sokarak öldürür. Ayrıca kızkalesi hakkında daha detaylı bilgiler istiyorsanız http://www.kizkalesi.net adresini ziyaret edebilirsiniz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder