3 Kasım 2014 Pazartesi

Mersin Kızkalesi Tarihi ve Efsanesi

Kızkalesi, Erdemli'ye 23, Mersin'e 60 kilometre mesafede bulunan Erdemli'nin önemli turizm merkezidir.

Kızkalesi, yapılan ilk kazılarda buraya ilk yerleşimin M.Ö 4. yüzyıla ait olduğu anlaşılıyor. Kent, tarih boyunca Seleukoslar , Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular ve Osmanlılar'ın hakimiyetinde varlığını sürdürmüş önemli yerleşim bölgelerinden birisidir.

Milattan sonra 72 yılında Roma hakimiyetine giren ve 450 yıl Roma yönetimine bağlı kalan Ünlü tarihçi Heredot , bu şehrin Kıbrıslı Prens Georges tarafından kurulduğunu yazmıştır.

Kızkalesi'nde adım atılan her alanda tarihi dokuya rastlayabilirsiniz. Bugün Kızkalesi'ndeki ören yerlerinde kaleler, kiliseler  ,sarnıçlar ,su kemerleri ,kaya mezarları ,lahitler, taş döşemeli yollar varlığını sürdürmektedir. Kıyıdaki kalenin 500 metre açığında bulunan bir adacık üzerine kurulu bulunan kaleye, Kızkalesi deniliyor. Son yıllarda yapılan restorasyon çalışmaları sonucu Kızkalesi sekiz kule ile korumaya alınmıştır. Kalenin dış çevre uzunluğu 192 metredir.

Kızkalesi'nde eski dönemlerden kaldığı bilinen 4-5 tane kilise bulunuyor. Kızkalesi'nin su ihtiyacını, su kuyuları ve sarnıçların yanında, Lemas çayından su kemerleri yardımıyla getirilen su karşılamaktadır. Büyük kiliseye giden taş döşeli Kutsal Yol boyunca dizilmiş irili ufaklı lahitler bugün bile ziyaretçilerini hayrete düşürmeyi başarıyor. Adamkayalar adı verilen insan kabartmaları, Kızkalesi'nin 10 kilometre kuzeyinde yer alan vadinin yüksek kayalık yamacına oyulmuştur. Bulundukları dönemin yönetici ve soyluları kabartmalardaki figürlere de, kimi elinde üzüm salkımı, kimi kanepeye uzanmış halde simgelenmiştir. Şeytanderesi'ne hakim bir bölgede yer alan Adamkayalar  Roma döneminden kalma toplamda 13 tablodan oluşmaktadır.

Sağlık ocağı bulunan kasabada iki eczane hizmet vermektedir. Acil 112 merkez durumundadır. Kasabada bir cami, bir ilkögretim okulu, ptt şubesi, polis karakolu ve jandarma karakolu faaliyettedir.

Kızkalesi efsanesine göre; Yeni doğan küçük kızını geleneklere göre kahine götüren kral, kızının 19 yaşına bastıgında bir yılan tarafından sokulmak suretiyle öldürülecegini ögrenir.


Kral duydukları karşısında kedere boğulur. Ama yine de umut etmekten geri durmaz ve bu kehaneti önleyebilmek için denizin ortasına bir kale yaptırır. Kralın biricik kızı artık yaşamını bu kalede sürdürmektedir. Kral, kızının 19. yaş gününde kalede şenlikler tertip ettirir. Bu şenliğe davetli gelenler arasında bir köylü kadın da bağında yetiştirdiği nefis üzümlerden bir sepet toplar ve kralın kızına armağan eder. Fakat dalgınlığından sepetin içine giren ve üzümlerin arasına saklanan yılanı görmez. Oysaki prenses üzümü çok sevmektedir. O gece şenlik bittikten ve herkes gittikten sonra prenses üzüm sepetini odasına koymalarını emreder.  Odasına çıkan prenses üzümlerden yemeye başlar. Sepette gizlenmiş olan yılan ise kızı sokarak öldürür. Ayrıca kızkalesi hakkında daha detaylı bilgiler istiyorsanız http://www.kizkalesi.net adresini ziyaret edebilirsiniz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder